BORÇLU TARAFINDAN ÖDENMEYEN BONONUN TAHSİLATI

Kambiyo senetleri, TTK’de kıymetli evrakın en önemli kısmını oluşturmakta olup, sınırlı şekilde poliçe, bono ve çek olarak düzenlenmiştir. Biz bu yazımızda bu kambiyo seneti çeşitlerinden bonoyu ele alacağız.

Yazımızın içeriğinde bononun ne olduğu ve bir bono oluşturulabilmesi için hangi unsurların bulunması gerektiği, bu unsurların bulunmaması durumunda nasıl sonuçların doğacağı, bonodan doğan borcun borçlu tarafından ödenmemesi halinde bonoyu elinde bulunduran hamilin/alacaklının ne gibi haklarının olduğu, protesto çekilirken ya da icra takibi başlatılırken nelere dikkat edilmesi gerektiği, borcun ödenmemesi halinde borçluya cezai bir yaptırımın uygulanıp uygulanmayacağı gibi hususlardan bahsedilecektir. Ayrıca yazımızın sonunda örnek bono metni de yer almaktadır.

         Anahtar sözcükler: Kambiyo senedi, bono, bononun unsurları, açık bono, bononun ödenmemesi, ödenmeyen bononun tahsili, protesto çekilmesi ve bu hususta dikkat edilmesi gereken hususlar, borçluya karşı icra takibi başlatmak, borçluya ihtar çekmek, bonoyu ödemeyen borçlunun cezai sorumluluğu.

I.  BONO VE UNSURLARI NELERDİR?

 Kambiyo kelimesi, İtalyanca kökenli olup, kambiyo işlemleri, paranın yerine kullanılan senetlerin alım satımına veya senetlerin bir elden başka bir ele geçirilmesine ilişkin muameleleri ifade eder. Bono da bir kambiyo senedidir. Bonoyu “düzenleyen” kişi, lehine bono düzenlenen (lehtar) ya da bonoyu ondan devralan kişiye (hamil), bonoda zikredilen meblağı herhangi bir kayda ve şarta bağlı olmaksızın ödemeyi vaat eder. Bono bu yönüyle soyut borç tanımasını da içerir. Ticaret Kanunu m.776’da bir senedin bono olarak nitelendirilebilmesi için içermesi gereken unsurlar belirtilmiştir. Buna göre;

  1. A) Unsurlar

MADDE 776- (1) Bono veya emre yazılı senet;

  1. a) Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir  dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi,
  2. b) Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini,
  3. c) Vadeyi,
  4. d) Ödeme yerini,
  5. e) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını,
  6. f) Düzenlenme tarihini ve yerini,
  7. g) Düzenleyenin imzasını,

içerir.

Bu kanun maddesinde yer alan unsurlar bono için herhangi bir dış görünüşü, formu, zorunlu kılmamaktadır. Senedin türüne yönelik “bono veya emre yazılı senet” terimi dışında diğer tüm unsurlar için özel bir ifade şekli de öngörülmemiştir. Yalnızca, bir senedin bono olabilmesi için senette yer alan imzanın el ile atılması gerekmektedir. Bu nedenle de bono için basit yazılı şekil şartlarının geçerli olduğu ifade edilebilir.

Geçerli bir bono düzenlemek için matbu bir formun kullanılmasına gerek yoktur. Aynı şekilde kullanılan senedin düzenlendiği kağıdın cinsi yahut boyutu önemli olmadığı gibi bu kağıdın üzerine yazılan yazının şekli, hangi dilde veya teknikle yazıldığı da önem arz etmemektedir.

II. BONODA TK MADDE 776’DA BELİRTİLEN UNSURLARIN  BULUNMAMASI VE AÇIK BONO

Ticaret Kanunu m. 777’ye göre;

  1. B) Unsurların bulunmaması

MADDE 777- (1) İkinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller saklı kalmak üzere, 776 ncı  maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz.

(2) Vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır.

(3) Açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda  düzenleyenin yerleşim yeri sayılır.

(4) Düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde  düzenlenmiş sayılır.

Kanun maddesine göre TK m. 776’da gösterilen unsurlardan birini ihtiva etmeyen senet-ödeme yeri, vade, düzenlenme yerine yönelik olarak TK m.777’nin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında öngörülen istisnai hükümler saklı kalmak kaydı ile- bono olarak nitelendirilemeyecektir.

III. BONOYU ÖDEMEMEDEN KAYNAKLANAN SORUMLULUK

Bir bononun ödenmek üzere vadesinde düzenleyene ibraz edilmiş olmasına karşın tamamen veya kısmen ödenmemesi, düzenleyenin yanı sıra bono üzerinde ciranta veya avalist sıfatıyla imzası bulunan diğer kişilerin de sorumluluğunu gündeme getirir.

Bir bonoda düzenleyen sıfatını taşıyan kişi senedin asıl ve nihai borçlusudur. Zira onun tarafından yapılacak bir ödeme ile bonodan kaynaklanan tüm sorumluluklar sona erecektir. Bununla beraber düzenleyenin sorumluluğuna gidilebilmesi için senedin vadesinin gelmiş olması gerekli ve yeterli olup, başkaca bir işleme, bu bağlamda özellikle ibraz ve ödememe durumunun resmi bir belge ile tespit ettirilmesine gerek yoktur.

Düzenleyenin yanında bono üzerinde lehtardan başlayarak ciranta sıfatıyla imzası bulunanlar ile bunlar lehine aval verenler ise birer başvuru borçlusudur. Alacaklıya/hamile karşı bu kişilerin sorumluluğunun doğması için bononun ödenmek üzere süresinde düzenleyene ibraz edilmesi ve tamamen veya kısmen ödenmeme durumunun da resmi bir belge ile tespit ettirilmesi şarttır. Bu sebeple başvuru borçlularının sorumluluğu, bononun vadesinin gelmesinin yanı sıra, ek bazı işlemlerin yapılmasına bağlıdır.

IV. ÖDENMEYEN BONONUN TAHSİL EDİLME YOLLARI

A.    ÖDEMEMENİN TESPİTİ: PROTESTO

Kambiyo senetlerine ödememe ve kabul etmeme haline özel bazı sonuçlar bağlanmıştır. Bu sebeple senetlerin süresi içerisinde ibraz edilmiş olmalarına rağmen ödenmediğinin veya kabul edilmediğinin de her türlü şüpheden uzak bir biçimde tespit ve teşvik ettirilmesi gerekmektedir. Bu amaç için geliştirilmiş olan “protesto” işlemi TK’nın 714-722 hükümleri arasında düzenlenmiştir.

1.     YETKİLİ MERCİ

Bonoda hamil, senette yer alan borcun ödenmemesi halini sadece noter tarafından düzenlenen ve “ödememe protestosu” adı verilen resmi bir belge ile tespit ettirebilir. Bu durum TK m. 714/f. 1 ve m. 715’te belirtilmiştir.

II – Protesto

  1. Süreler ve şartları

MADDE 714- (1) Kabul etmemenin veya ödememenin, kabul etmeme veya ödememe  protestosu denilen resmî bir belge ile belirlenmesi zorunludur. (…)

  1. Şekli
  2. a) Noterlikçe düzenlenmesi

MADDE 715- (1) Protestonun 716 ncı maddede belirtilen şekil ve surette noterlikçe düzenlenmesi gerekir.

Ödememe protestosu adı verilen remi belgenin hangi noter tarafından düzenlenmesi gerektiği hususunda ise önce TK m.778/f.1-(i)’ye bakmak gerekir.

  1. C) Uygulanacak hükümler

MADDE 778- (1) Bononun niteliğine aykırı düşmedikçe; (…)

  1. i) Tatil günleri, sürelerin hesabı, atıfet sürelerine ilişkin yasak, poliçeye dair işlemlerin yapılması gereken yer ve imza hakkındaki 752 ilâ 756, (…)

madde hükümleri de bonolara uygulanır.

Bu hükümden yola çıkılarak TK m.755/f.1’e bakılması gerekmektedir.

  1. D) Poliçeye ilişkin işlemlerin yapılacağı yer

            MADDE 755- (1) Poliçeyi kabul veya ödeme için ibraz etmek, protesto çekmek, poliçenin bir nüshasının verilmesini istemek gibi belirli bir kişi nezdinde yapılacak olan bütün işlemlerin, bu kişinin ticaret yerinde ve böyle bir yeri yoksa konutunda yapılması gereklidir.

Buna göre bono ödeme işlemi düzenleyenin ticaret yerinde veya böyle bir yer yoksa düzenleyenin konutunda ibraz edileceğinden, protestonun da bu yerdeki noter tarafından düzenlenmesi gerekmektedir.

Ancak ödemeyi taahhüt eden düzenleyenin; ticaret yeri veya konutunun bulunduğu yerin dikkatlice araştırılmasına, kolluk yahut yerel posta yönetimine başvurulmasına rağmen bir sonuç elde edilememişse, başkaca araştırma yapılmasına da ihtiyaç yoktur. Bu durum TK m.755/f.2’de belirtilmiştir.

  1. D) Poliçeye ilişkin işlemlerin yapılacağı yer

            MADDE 755- (…) (2) Ticaret yeri veya konutun bulunduğu yer dikkatle araştırılır. Kolluktan veya yerel posta yönetiminden edinilen bilgilerden bir sonuç çıkmadığı takdirde başka araştırma yapmaya gerek yoktur.

 2.     DÜZENLEME SÜRESİ

a.     Belirli Bir Günde ya da Görüldükten Belirli Bir Süre Sonra Ödenmesi Şartını İçeren Bonolarda

TK m.714/f.3’e göre vadesi gün olarak belirlenebilecek, yani belirli bir günde veya

düzenlenme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bonolarda ödememe protestosu “ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde” çekilmek zorundadır.

Kanun hükmünden de anlaşılacağı üzere protesto çekilecek süre bakımından “vade günü” değil, “ödeme günü” esas alınmıştır. Bunun yanında kanun hükmünde işleyecek iki günlük süre için “iş günü” ifadesine yer verilmiştir. Yani vadesi tatile denk gelen bir bonoda önce tatili takip eden ilk iş günü ödeme günü olarak tespit edilecektir ve iki günlük süre bu iş gününden itibaren başlayacaktır.

b.     Görüldüğünde Vadeli Bonolarda

Görüldüğünde vadeli bonolarda ödememe protestosu bononun ödeme için ibraz edilebileceği sürenin son gününe kadar, yani bonoda ibraz süresine ilişkin aksine kayıt öngörülmediği sürece, kural olarak “bononun düzenleme gününden itibaren bir yıl içinde” protesto çekilebilir.

Düzenlenme tarihinden itibaren işleyecek bir yıllık ibraz süresinin son gününün tatile denk gelmesi halinde ödememe protestosu tatili takip eden ilk iş gününde çektirilebilir.

3.     USULÜ VE İÇERİĞİ

Uygulamada her ne kadar senedin düzenleyene ibraz edilmesine rağmen borcun düzenleyen tarafından ödenmediğine ilişkin hamilin beyanı tek başına yeterli görülmekteyse de yasal zorunluluk olarak ödenmek üzere ibrazı zorunlu bir senet olan bononun ödememe protestosuna konu oluşturabilmesi için öncelikle noter tarafından geçerliliğine, süresine ve hamilin hak sahipliğine yönelik ön inceleme yapılması, ardından bizzat borçluya ibraz edilmesi gerekmektedir.

Resmi bir belge niteliğinde olan protestonun içerisinde nelerin yer alması gerektiği TK m.716’da düzenlenmiştir.

  1. b) İçindekiler

MADDE 716- (1) Protesto;

  1. a) Protestoyu çeken ve kendisine protesto çekilen kişilerin adlarını veya ticaret unvanlarını,
  2. b) Kendisine protesto çekilen kişinin, poliçeden doğan taahhüdünü yerine getirmeye davet  edildiği hâlde, taahhüdünü ifa etmemiş, kendisi bulunamamış veya ticaret yerinin ya da konutunun belirlenememiş olduğuna ilişkin bir şerhi,
  3. c) Sözü geçen davetin yapıldığı veya davet teşebbüsünün sonuçsuz kaldığı yer ve güne ait bir  şerhi ve
  4. d) Protestoyu düzenleyen noterin imzasını, içerir.

(2) Kısmi ödeme protestoda belirtilir.

(3) Kabul için kendisine bir poliçe ibraz edilmiş olan muhatap, poliçenin ertesi günü tekrar  ibrazını istemiş ise bu durum da protestoya yazılır.

Kanuna uygun olarak düzenlenmemesi veya içindeki kayıtların yanlış olması varsayımında dahi protestonun geçerli kabul edildiği TK m.721/f.1’de “Noter tarafından imza edilen protesto kanuna uygun olarak düzenlenmediği veya içindeki kayıtlar yanlış olduğu takdirde de geçerlidir.” şeklinde ifade edilmiştir. Bu durumda ise noterin disiplin hükümlerine göre sorumluluğu saklı tutulmaktadır. (TK m.721/2)

4.     PROTESTODAN MUAFİYET HALLERİ

a.     Kanuni Muafiyet

a.1. Düzenleyenin İflas Etmiş Olması (TK m.714/f.6): Bu durumda başvurma hakkının kullanılabilmesi için iflas ilamının ibrazı gerekli ve yeterlidir.

a.2. Mücbir Sebeplerin Varlığı /TK m.731/f.4): Süresinde ibraza engel olan mücbir sebepler otuz günden fazla sürerse, senedin ibrazına ve protesto çekilmesine gerek olmaksızın başvurma hakkı kullanılabilmektedir.

b. İradi Muafiyet

TK m.722/f.1’e göre Düzenleyen, ciranta veya aval veren kişi, senet üzerine  “gidersiz”, “protestosuz” kayıtlarını ya da bunlara eş anlamlı diğer herhangi bir ibareyi yazıp imzalayarak, hamili başvurma hakkını kullanmak için kabul etmeme veya ödememe protestosu düzenleme yükümünden kurtarabilir.”

Düzenleyen kişi protestodan muafiyet kaydı koyuyor ise bu muafiyet kaydı bono nedeni ile sorumluluk üstlenen kişilerin tamamı bakımından geçerli olmaktadır (TK m.722/f.3). Bu nedenle tüm sorumlulara karşı protesto çekilmeden başvurma hakkı kullanılabilmektedir.

Ciranta veya aval veren kişi tarafından muafiyet kaydı konulduğu takdirde bu protesto kaydı yalnız o kişi için hüküm doğurur (TK m.722/f.3). Bu durumda da   protestodan muafiyet

kaydını koyan kişi dışındaki diğer sorumlulara karşı başvurma hakkını kullanmak isteyen hamilin öncelikle bir protesto düzenlettirmesi gerekmektedir.

Bu bilgiler ışığında şunu da eklemek gerekir ki protestodan muafiyet kaydı, hamili, bonoyu süresinde ibraz etmek ve ödememe halinde gereken ihbarları yapmak yükümünden kurtarmamaktadır. Protesto kaydının varlığı halinde sürelere uyulmadığını ispat külfeti bunu hamile karşı ileri süren kişiye aittir (TK m.722/f.2)

5.     BAŞVURMA HAKKI

a.     Başvuru Borçluları ve Sorumluluğun Niteliği

Bono üzerinde, ödenmemesi halinde düzenleyenin sorumlu olmayacağına yönelik bir kaydın konulması mümkün değildir. Yine emre yazılı bir bonoyu temlik cirosu ile devreden kişi de aksine bir kayıt öngörülmediği takdirde bu cironun teminat işlevi uyarınca kendisinden sonra gelenlere karşı bononun ödenmemesinden dolayı kanunen sorumlu tutulmuştur. Nihayet bonoda aval veren de tıpkı lehine aval verdiği kişi gibi ancak ondan bağımsız olarak sorumluluk üstlenmiştir. Tüm bu hallerde gerek düzenleyen gerek cirantalar ve avalistler kendilerinden sonra gelen hak sahiplerine bononun ödeneceğini bir anlamda garanti etmiş durumdadırlar.  Bu nedenle kanun koyucu süresinde ibraz edilmiş olmasına rağmen ödenmeyen bir bonodan dolayı hamile, tüm bu sorumlulara karşı başvurma hakkı tanımıştır. Aynı imkana, bu sıfatından ötürü kendisine başvurulması üzerine bono bedelini ödeyen, düzenleyen dışındaki başvuru borçlulara da sahiptir.

Başvuru borçluları kendilerine başvuran hamile karşı müteselsil borçlu sıfatıyla sorumlu tutulmuşlardır. Dolayısıyla hamil, borçlanmalarındaki sıra ile bağlı olmaksızın bu kişilerden herhangi birine, bazılarına ya da hepsine birden başvurabileceği gibi, hamilin bunlardan yalnız birine başvurması -zamanaşımı süresi içerisinde olmak kaydıyla- diğer borçlulara veya ilk başvurduğu kişiden sonra gelenlere yönelik talep hakkının kaybına neden olmayacaktır. Başvurma hakkı kapsamında bonoyu ödemiş bulunan sorumlulardan herhangi birisi de, kendisinden önce gelenlere aynı şekilde başvurma hakkına sahiptir. Buna karşılık onun kendisinden sonra gelenlere yönelik bir talepte bulunması ise artık mümkün değildir.

b.     Başvurma Hakkının Şartları

b.1. Vadede:

Vadede başvurma hakkından yararlanabilmesinin ilk şartı, bononun düzenleyene ibraz edilmesine rağmen ödenmemesidir. Yapılan ibrazın süresinde ve usulüne uygun şekilde yapılması zorunludur.  Bunun yanında hamilin bononun tamamen veya kısmen ödenmediğini TK m.714 vd. hükümleri kapsamında noter tarafından düzenlenecek protesto ile tespit ettirmesi zorunludur. Bu şartlara uygun hareket etmeyen hamil, düzenleyen ve onun lehine aval veren kişi hariç diğer tüm bono borçlularına karşı başvurma hakkını kaybedecektir.

b.2. Vadeden Önce:

Eğer bononun ödeneceği hususunda şüpheli bir durum söz konusu ise hamilin başvurma hakkını kullanması için vadedin beklenmesine gerek yoktur. Bundan amaç gecikmeden doğabilecek zarara karşı hamili korumaktır. Böyle bir durumun varlığında bono bedelinden bir iskonto yapılacağını ve bunun başvurma tarihinde hamilin yerleşim yerinde geçerli olan resmi iskonto oranı üzerinden hesaplanacağını kanun koyucu TK m.752/f.2’de düzenlemiştir.

Düzenleyen iflas etmişse ayrıca bir protesto çekilmeden başvurma hakkı kullanılabilir. TK m.714/f.6’ya göre bu durumda iflas ilamının ibrazı yeterli görülmüştür. Buna karşılık düzenleyenin ödemelerini tatil etmesi veya aleyhindeki bir icra takibinin semeresiz kalması olasılıklarında ise hamilin vadeyi beklemeksizin bonoyu ödeme için ibraz etmesi ve ödememe durumunu bir protesto ile tespit ettirmesi, başvuru hakkını kullanabilmesi için şarttır (TK m.714/f.5)

c. Başvurma Hakkının Kapsamı

c.1. Hamil Açısından: Hamilin başvurma hakkı ile talep edebilecekleri TK m.725’te yer almaktadır.

V – Başvurma hakkının kapsamı

  1. Hamilin hakkı

MADDE 725- (1) Hamil başvurma yoluyla;

  1. a) Poliçenin kabul edilmemiş veya ödenmemiş olan bedelini ve şart kılınmışsa işlemiş faizi,
  2. b) Vadenin gelmesinden itibaren işleyecek faizi,
  3. c) Protestonun ve hamil tarafından tebliğ olunan ihbarların giderleriyle diğer giderleri ve
  4. d) Poliçe bedelinin binde üçünü aşmamak üzere komisyon ücretini,

isteyebilir. (…)

Hamil bu taleplerini kendisine karşı müteselsilen sorumlu olan başvuru borçlularından talep edebilir. Somut olayda bono bedelinin kısmen ödenmesi halinde hamil, sadece ödenmeyen miktarı talep edebilecektir. Hamil kısmi ödemeyi reddetme hakkına sahip olmadığı için, böyle bir durum söz konusu olur ise almayı kabul etmediği miktar üzerinden alacaklı temerrüdüne düşecektir. Bu da reddettiği pay oranında bono borçlularına karşı -düzenleyen hariç- başvurma hakkını kullanamayacağı anlamına gelir. Masraf dışında yer alan diğer bedeller ise bono üzerinden hesaplanacaktır.

TK m.725/f.1/b.a’da yer alan faizden kasıt kapital faiz iken TK m.725/f.1./b.b’de yer alan faiz temerrüt faizini ifade etmektedir.

Hamil ayrıca bononun süresinde ibraz edilmesine rağmen ödenmediğinin ispatlanması amacıyla yaptırdığı protesto ve ihbarların masrafları ile başvurma hakkını kullanmak için katlanmak zorunda kaldığı diğer harcamalarını da talep etme hakkına sahiptir. Bunun yanında son olarak da hamile talep hakkı tanınan komisyon ücreti ise bonoyu ibraz, ödenmeme durumunu tespit ve ihbar etmek, ayrıca başvurma hakkı ile ilgili diğer işlemleri yapmak için harcadığı emeğin bir karşılığı olarak düşünülmüştür.

c.2. Ödeyen Bir Başvuru Borçlusu Açısından: Hamilin başvurusu üzerine rızaen ya da icra takibi veya dava sonucunda ödeme yapan bir başvuru borçlusu, kendisinden önce gelen bono sorumlularından;

        (1) ödemiş olduğu tutarın tamamını,

        (2) ödeme tarihinden itibaren ve ödediği tutar üzerinden hesap edilecek temerrüt faizini,

        (3) yaptığı tüm giderleri,

        (4) nihayet bono bedelinin binde ikisini aşmamak üzere komisyon ücretini

talep edebilecektir (TK m.726)

Bu arada kendisine yapılan başvuru üzerine talep edilen tutarı ödeyen bono borçlusunun, bono ile birlikte hem protesto belgesini hem de ödemeye dair bir makbuzun kendisine verilmesini talep edebileceğini, hatta kendisinden önce gelenlere karşı başvurma hakkını kullanabilmesi için özellikle bonoyu geri almasının zorunlu olduğunu, ayrıca bu yolla ödeme yapan cirantaların gerek kendilerinin gerek kendilerinden sonra gelen borçluların cirolarını çizebileceğini de eklemek gerekir.

6.     HAMİLİN BONODA BAŞVURU BORÇLULARINA KARŞI BAŞVURMA HAKKININ DÜŞMESİNE SEBEP OLABİLECEK ETKENLER

  • Görüldüğünde veya görüldükten belli bir süre sonra ödenmesi şart olan bononun süresinde ibraz edilmemesi,
  • İbraza rağmen süresinde ödememe veya kabul etmeme protestosunun düzenlettirilmemesi,
  • “Gidersiz iade olunacaktır” kaydı -yani protestodan muafiyet kaydı- bulunan bir bononun süresinde ibraz edilmemesi bu etkenleri oluşturmaktadır.

Yine aynı şekilde kısmi ödemeyi kabul etmeme hakkı bulunmayan hamil, bütün başvuru borçlularına karşı reddettiği miktar oranında başvurma hakkını kaybeder.

Bu ihtimallerin gerçekleşmesi halinde hamilin, ciranta ve onlar lehine aval veren kişilere karşı sahip olduğu başvurma hakkını kaybetmesi düzenleyen ve onun lehine aval veren kişilerin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Bu sebeple hamil, başvuru borçlularına başvurma hakkını kaybetmiş olsa dahi zamanaşımı süresi dolmadığı sürece hamile ve onun lehine aval veren kişilere başvuru hakkını kullanabilir. Senette zamanaşımına ilişkin süreler için TK m. 749 hükmü uygulanmaktadır. Buna göre;

  1. B) Zamanaşımı

 I – Süreler

MADDE 749- (1) Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin  geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

(2) Hamilin, cirantalarla düzenleyene karşı ileri süreceği istemler, süresinde çekilen protesto  tarihinden veya senette “gidersiz iade olunacaktır” kaydı varsa vadenin dolduğu tarihten  itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

(3) Bir cirantanın başka cirantalarla düzenleyen aleyhine ileri süreceği istemler, cirantanın poliçeyi ödediği veya poliçenin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar. 

B.     ÖDENMEYEN SENET İÇİN İCRA TAKİBİ BAŞLATILMASI

Protesto çekme dışında vadesi gelmiş olmasına rağmen borçlu tarafından ödemesi yapılmayan senet için alacaklı senedin aslı ile birlikte İcra Dairesi’ne başvuruda bulunabilir. Bu başvurunun eğer senette yetki kuralı belirlenmiş ise bu yerde, belirlenmemiş ise borçlunun ikametgahının bulunduğu yerde, senetteki ödeme yerinde veya ödeme yeri yoksa düzenleme yerindeki İcra Dairesi’ne yapılması gerekmektedir. İcra takibinin başlaması ile birlikte borçlu olan kişinin ikametgahına ödeme emri gönderilmektedir. Bu ödeme emrinin yerine getirilmesi için borçluya ödeme emri kendisine ulaştıktan sonra 10 günlük bir süre tanınmaktadır. Bu süre içerinde borçlu ödemeyi gerçekleştirebileceği gibi icra takibi başlatılan borca itiraz da edebilir. Fakat borçlu bu itirazını senet kendisine tebliğ edildikten sonra 5 gün içerisinde yapmalıdır. Eğer borçlu tarafından ne borca itiraz ne de herhangi bir ödeme söz konusu olmaz ise bu takdirde borçlu aleyhine haciz işlemleri başlatılacaktır. İcra uygulaması sırasında yapılacak masraflardan da yine borçlu sorumlu olacaktır.

Senetin icraya verilebilme süresi 3 yıldır. Bu süreden sonra yapılacak icra takipleri ilamsız icra niteliğinde olabilecektir. Bunun yanında senetlerin zamanaşımı süresi de mevcuttur ve her senedin zamanaşımı süresi farklıdır. Bono Kanun’da belirtilen zamanaşımı süresinin geçmesi ile birlikte kendiliğinden kambiyo senedi vasfını kaybetmez. Ancak borçlunun zamanaşımı def’inde bulunması hâlinde bono, kambiyo senedi vasfını kaybeder. Borçlu süresi içerinde zamanaşımı def’inde bulunmaz ise bono kambiyo senedi vasfını kaybetmeyeceği için hamil icra takibi yapabilir veya alacak davası açabilir. Ayrıca zamanaşımı bir defi olduğundan hâkim tarafından resen dikkate alınamaz, mutlaka ilgili kişinin bu def’iyi ileri sürmesi gerekir. Kambiyo senedi olarak bononun zamanaşımına uğraması onun dava edilebilirliğine engel oluşturmaz. Fakat senet artık yazılı delil değil yazılı delil başlangıcı hükmünde olur. Ve ancak tanıkla ispat edilebilir bir senet olur. Nitekim Yargıtay’ın bu konuda 2019/1 esas, 2019/8 karar numaralı ve 25.12.2019 tarihli içtihadı birleştirme kararı vardır.

C.     SENET BEDELİNİN ÖDENMESİ İÇİN BORÇLUYA İHTAR ÇEKMEK

Ödenmeyen bononun tahsili sağlamanın bir diğer yolunu ise borçluya ihtar çekmek oluşturmaktadır. Bu şekilde alacaklı, borçluya borcunu ödemesi için bononun vadesi gelmiş olmasına karşın ek bir süre tanımaktadır. Ancak borçlu bu süreye rağmen de ödemesini gerçekleştirmez ise bu takdirde alacaklı lehine icra takibi ve haciz işlemleri başlatılabilir.

V. BONONUN ÖDENMEMESİNİN CEZAİ YAPTIRIMI VAR MIDIR?

Senette yer alan borcun ödenmemesi halinde borçluya herhangi bir cezai yaptırım (hapis cezası, adli para cezası vs.) uygulanmaz. Bunun tek istisnasını borçlunun icra işlemi esnasında borcunu ödeyeceğini taahhüt etmesi ama bu taahhüdünü yerine getirmemesi durumu oluşturmaktadır. Bu takdirde borçlu aleyhine açılan davada, hâkim borçluya ceza verme hakkına sahiptir.

 

Örnek Bono:

 

KAYNAKÇA

 Kendigelen, Abuzer/ Kırca, İsmail, Kıymetli Evrak Hukuku Genel Esaslar Kambiyo Senetleri, İstanbul, 2022,  s. 160-277.

Bozer, Ali/Göte, Celal, Kıymetli Evrak Hukuku, Ankara, 2017, s. 170.

Poroy, Reha/Tekînalp, Ünal, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, İstanbul, 2018, s, 272.

https://www.lexpera.com.tr/ https://dergipark.org.tr/tr/

Önceki yazı

BOŞANMA KARARININ ÇOCUKLAR YÖNÜNDEN HUKUKİ SONUÇLARI

Sonraki yazı

Konut ve Çatılı İşyeri Kira Sözleşmelerinin Kiraya Veren Tarafından Sona Erdirilmesi ve Tahliye Sebepleri

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Aradığınız içeriği bulmak için yazmaya başlayın